Site Rengi

DOLAR 8,7540
EURO 10,3906
ALTIN 496,61
BIST 1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Gök Gürültülü
İstanbul
25°C
Gök Gürültülü
Pts 26°C
Sal 25°C
Çar 27°C
Per 28°C

Ahmet Davutoğlu’ndan dikkat çeken Erdoğan açıklaması

ABD Başkanı Joe Biden’ın “soykırım” açıklaması sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sessiz kalmasına dikkat çeken Gelecek Partisi lideri Davutoğlu, “‘128 milyar nerede?’ sorusunun yanına bir de ‘Sayın Erdoğan nerede?’ sorusu eklenmiştir” dedi.

Ahmet Davutoğlu’ndan dikkat çeken Erdoğan açıklaması
26.04.2021
47
A+
A-

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin İstanbul İl Başkanlığı’nda gündeme dair açıklamalarda bulundu. “ABD Başkanı Joe Biden’ın milletimize açık bir hakaret içeren “sözde soykırım” açıklaması ile toplum olarak derin bir sarsıntı ve infial içine girdik” diyen Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı;

“Ulusal egemenliğimizin sembolü olan gazi meclisimizin kuruluş yıl dönümünden bir gün sonra ülkemizle müttefik olduğunu iddia eden bir küresel gücün zirvesinden gelen hasmane bir açıklamayla ulusal onurumuz hedef alındı.

*Siyasi istismara dayalı bu açıklamanın ikili ilişkilere, Kafkasya’da bölgesel barışa, Türk ve Ermeni topluma kurulabilecek yeni bir diyalog zeminine darbe vurmuş olduğu açıktır.

*Biden’ın açıklamasında 1. Dünya Savaşı’nda milletimizin verdiği kayıplara ve ASALA terör örgütünün saldırılarında hayatlarını kaybeden masum diplomatlarımıza ve sivillere hiçbir atıfta bulunulmamış olması, Amerikan başkanının temel amacının bir tarihi gerçeklik arayışı değil, milletimize dönük haksız bir yargılama çabası olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

“İKTİDARIN TESLİMİYETÇİ YAKLAŞIMININ PAYI BÜYÜKTÜR”

Dış politika eleştirilerinde bulunan Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı görevinde bulunduğu günlerden de örnek vererek şöyle konuştu:

*Yarım asrı aşan kararlı bir diplomatik mücadele sonrasında gelinen bu son derece onur kırıcı tabloda koalisyon iktidarının hamasete dayalı, irrasyonel, bilgi ve donanımdan uzak, teslimiyetçi yaklaşımının payı büyüktür. Dış politikada tarafların gösterdiği tepkiler, ülkelerin genel itibarına göre şekillenmektedir.

*Böylesi bir açıklamanın 100. yıl gibi sembolik bir tarih olan 2015’te yapılmadığı halde şimdi yapılabiliyor olması, 2016’dan bu yana dış politikada kaybedilen itibarın ve sarsılan caydırıcılığın bir göstergesidir.

*Son derece kritik yıllar olan ve Ermeni diyasporasının on yıllardır hazırlık yaptığı 2015-2016 yıllarında zor şartlarda takip ettiğimiz etkin diplomasiyle böyle bir açıklamanın yapılmasını engellemiştik.

*O zaman başkan yardımcısı olarak yine etkin bir konumda bulunan Biden da, başkan Obama da böyle bir açıklama yapma cesareti gösterememişti.

“ONE MINUTE DİYE HAYKIRDIĞI GÜNLERDEN BU GÜNLERE NASIL GELDİ?”

“O günden bugüne ne oldu da hiçbir sembolik değeri olmayan 2021’de böylesi bir açıklama geldi?” diye soran Davutoğlu, şöyle devam etti:

*Son 5 yıl içinde kurumsal aklı dışlayan, bilgi ve donanımdan yoksun, dış politikayı karşılıklı çay içme düzeyine ve ciddiyetsizliğine indirgeyerek şahsileştiren, bütüncül bir stratejik resme sahip olmayan, bölgesel ve küresel dengeler arasındaki irtibatı göremeyen bir tek adam aklının ve yönetiminin ülkeyi teslimiyetçi çizgiye getirmiş olmasıdır.

*Bugün Sayın Cumhurbaşkanı küresel güçlere “one minute” diye haykırdığı günlerden bu günlere nasıl gelindiğini samimiyetle kendisine sormak zorundadır.

AKP KİTLESİNE SESLENDİ

“AK Parti kitlelerine sesleniyorum” diyerek konuşmasını sürdüren Davutoğlu, “Artık iktidarın propaganda makinesi gibi çalışan medyanın etkisinden bir an uzaklaşın ve mübarek Ramazan günü bize bu onursuzluğun yaşatılması sorgulayın ve sorun; ne değişti?” ifadelerine ver verdi. Davutoğlu, hemen ardından şu soruları gündeme getirdi:

Neden Erdoğan, kendisinin, partisinin ve ülkemizin geleceğini 28 Şubatçılara ve menfaat karşılığı her dönemin adamı olan gayri milli, cahil, çıkarcı bir güruha teslim etti?

Neden bir önceki Amerikan Başkanı Trump’ın ‘aptal olma’ hitabına hak ettiği tepkiyi gösteremedi?

Neden Biden’dan gelecek bir telefon görüşmesi için aylardır neredeyse yalvarır bir tavır sergiledi?

Neden 21 Nisan günü Türkiye’nin F-35 projesinden çıkarılmasına sessiz kaldı?

Ve nihayet neden telefon görüşmesinin (Biden ile) açık bir mesaj ve istiskal niteliği taşıyacak şekilde 24 Nisan’dan bir gün önce gelmesini de kabullendi?

Neden Amerikan Başkanı ile ulusal güvenlik bayramını kutladığımız bir günde egemenliğimizin örselenmesine yol açan teslimiyetçi bir görüşme gerçekleştirdi?

“BÖYLESİNE HAYATİ BİR KONUDA SESSİZ”

Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Biden’ın açıklamaları karşısında sessizliğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

*Açıklama sonrası başta Cumhurbaşkanı olmak üzere iktidar kanadının sergilediği tutum kriz yönetimi ile ilgili hiçbir hazırlığın yapılmadığını ve bu teslimiyetçi tavrın sürdüğünü ortaya koymuştur.

*23 Nisan’da Biden ile Erdoğan arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde Amerikan tarafı bu hasmane açıklamanın yapılacağını söylemiş olmasına rağmen kararlı bir karşı söylem ve tutum geliştirilememiştir.

*ABD Büyükelçisi açıklamadan saatler sonra Dışişleri Bakanlığına çağrılmış, karşı tedbirler konusunda ise kamuoyunu tatmin eden hiçbir açıklama yapılamamıştır.

*En önemlisi de herhangi marjinal bir konuda bile hiç düşünmeksizin açıklama yapması ile bilinen Sayın Erdoğan böylesi hayati bir konuda şu ana kadar sessiz kalmayı tercih etmiştir.

*Son günlerde sık sık sorulan “128 milyar nerede?” sorusunun yanına bir de “Sayın Erdoğan nerede?” sorusu eklenmiştir. Ne krizi önleyici tedbirler vaktinde alınmış, ne kriz sürecinde sağlıklı bir süreç yönetimi yapılabilmiş, ne de kriz sonrasında gerekli tepkiler verilebilmiştir.

*Ülke içinde milliyetçilik hamaseti yapanlar, ülke onurunu korumak gerektiğinde edilgen ve teslimiyetçi bir zaafiyet içine girmişlerdir. Yüzyılın en kara lekesi bugünkü koalisyon iktidarının üzerine yapışmıştır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.