Site Rengi

DOLAR 8,6580
EURO 10,1795
ALTIN 488,66
BIST 1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Sağanak Yağışlı
İstanbul
26°C
Sağanak Yağışlı
Pts 31°C
Sal 26°C
Çar 25°C
Per 23°C

Davutoğlu’ndan ‘Sedat Peker’ ile ilgili dikkat çeken soru

Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu, organize suç örgütü liderliğinden hüküm giymiş olan Sedat Peker’in sosyal medyadan yaptığı açıklamalarla ilgili konuştu. Davutoğlu, “Hangi iktidar içi mücadele, hangi çıkar çatışması, hangi kaygılar dün Cumhurbaşkanı ile samimi pozlarda resim çektirebilen birini bugün kırmızı bültenle aranan statüye dönüştürdü?” sorularını gündeme taşıdı.

Davutoğlu’ndan ‘Sedat Peker’ ile ilgili dikkat çeken soru
10.05.2021
69
A+
A-

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

“MÜPTELA OLDUĞUNUZ GAFLET UYKUSUNDAN UYANIN”

İktidarın Doğu Türkistan konusunda sessiz kalması ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “Bugün Çin’den aşı gelecekti nerede’ diye soranlar, dün Çin ile aramızdaki hassas konuları kaşıyarak ilişkilerimizi bozmaya çalışıyorlardı” sözlerine değinen Davutoğlu, şöyle konuştu:

*Sessizlik yetmiyormuş gibi Sağlık Bakanı bir adım daha öteye giderek aşı tedariki konusundaki acziyetlerinin sorumluluğunu Doğu Türkistan için sesinizi yükseltin diyen bizlere ve muhalefete atma cüreti gösterdi…Pes doğrusu.

*Sayın Bakan ve ona talimat veren Sayın Cumhurbaşkanı! Gençliğimizden beri hayatın anlamı olarak taşıdığımız ancak bugün sizlerin sadece siyaset malzemesi olarak kullandığınız “dava” kavramının hassas kıldığı konuları sizlere hatırlatalım.

*Hassas konu Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin kitlesel kıyıma, namus timsali bacılarımızın kitlesel tecavüze uğraması, aziz Türkçemizin ilk sözlüğü olan Divanu Lügatüt Türk’ün yazarı Kaşgarlı Mahmud’un, erdemli siyaset felsefemizin en kapsamlı klasiği olan Kutadgu Bilig’i kaleme alan Yusuf Has Hacib’in diyarındaki Müslüman Türk varlığının zorunlu kısırlaştırılmalarla yok edilmesidir.

“ŞEREFİMİZ İÇİN HASSAS KONULAR”

*Hassas konu, başta Ankara’daki büyükelçilik olmak üzere her açıklama ile ülkemizi istiskal eden Çinli yetkililerin gönlünü kırmamak değil, Doğu Türkistan’daki Müslüman Türk kardeşlerimizin gönüllerinden ve dualarından düşmemektir.

*Evet sayın bakan bu konular sizin düşündüğünüz gibi Çin için değil, bizim için, bizim maneviyatımız, dilimiz inancımız, onurumuz ve şerefimiz için hassas konular. İşte siz bu hassasiyetleri kaybettiğiniz için sadece milletimizin değil insanlığın da vicdanından koptunuz.

*Sayın Bakan çıkıp “aşı diplomasisini yüze göze bulaştırdık; aşı tedarikinde Doğu Türkistan’da Müslüman Türk varlığını ve kimliğini yok etmeye çalışan bir ülkeye tek taraflı bağımlı olmak ve aşı tedarik etmek için kırk takla atmak musibet olarak bize yeter!” demiyor da günah keçileri üretmeye kalkışıyor.

*Oysa sorumlulukları Çin’in günahlarını örtmeyi ya da günah keçisi üretmeyi değil çözüm üretmeyi gerektiriyor! Bir Doğu Türkistan ozanı yaşanan zulme karşı milleti canan olarak tanımlar ve “Canan uykuda” diye yürekleri sızlatan bir hıçkırıkla seslenir. Ey iktidar sahipleri! Müptela olduğunuz gaflet uykusundan uyanın.”

“DOKSANLI YILLARIN TÜRKİYE’Sİ GERİ GÖNDÜ”

“Her gün bir başka alanda Pandora’nın kutusu açılıyor” diyerek devam eden Dauvtoğlu, suç örgütü liderlerliğinden hüküm giymiş olan Sedat Peker’in sosyal medyadan yayımladığı videolarla ilgili konuştu. Davutoğlu, şunları söyledi:

*Daha düne kadar iktidar yandaşlarınca sosyal medyada bir kahraman gibi alkışlanan, iktidar mensuplarınca yurt seyahatlerinde şeref misafiri olarak ağırlanan ve iktidarın sağladığı korumalarla dolaşan birisi şimdi aynı iktidar tarafından suç örgütü lideri ilan edilerek kırmızı bültenle aranıyor ve her gün yayınladığı videolarla ülke gündemini belirliyor.

*Şimdi sormak lazım: Ne değişti? Hangi iktidar içi mücadele, hangi çıkar çatışması, hangi kaygılar dün Cumhurbaşkanı ile samimi pozlarda resim çektirebilen birini bugün kırmızı bültenle aranan statüye dönüştürdü?

*Yaşananlar vahimdir. Ortaya atılan iddialar güvenlik bürokrasisi düzeyinde açıklamalarla geçiştirilmenin çok ötesindedir. Bu konuda en üst düzeyde açıklama yapılmak zorundadır. Bu açık bir şekilde doksanlı yılların Türkiyesine geri dönüştür.

*Meşru siyasi aktörler medya ambargoları ile baskı altına alınmışken, şu ya da bu mafyatik kişiler ve gruplar ülke gündemine ağırlık koyuyorsa başta Cumhurbaşkanı olmak üzere herkes “nereye gidiyoruz” sorusunu sormak zorundadır. Aslında mesele açıktır: Sonu yaklaşan bütün uzun dönemli iktidar süreçlerinde görüldüğü gibi iktidar-içi bir mücadele yaşanmaktadır.

*Tünelin sonu görünmeye başladığı içindir ki herkes tünelin sonuna ulaşmadan mümkün olan en büyük güç tahkimatını yaparak kendisini emniyete alma çabasındadır. Son dönemden artan ve artık yüzsüzlüğün had safhasında normalleştirilen yolsuzlukların ana sebebi de budur.

*Her alana sirayet eden otoriterleşme sarmalı içinde hızla hep birlikte kaybetmeye doğru ilerliyoruz. Tüm kötücül taraflarına rağmen, salgının dayanışma ruhumuzu artıracak, ortak yasımız da olabileceğine dair ümitlerimizi yok etmeyi de elbirliğiyle başardılar.”

AKP’Lİ SEÇMENE SESLENDİ: MAFYA-SİYASETÇİ-İŞADAMI DÜZENİ KURULSUN DİYE Mİ OY VERDİNİZ?

*Normal bir hukuk devletinde mafya, pelikan, milletvekili, eski bakan hakkında illegal işler, gasplar, cinayet ve uyuşturucu ifşaatları havada uçuşurken iddiaların soruşturulması cihetine gidilirken, bu kokuşmuş düzende hem medya, hem iktidar, hem de yargı sus pus halde.

*Normalleşme sancıları yaşayan bir ülke olsaydık, çıkar savaşlarının sağladığı bu ifşaatlar gündemin birinci maddesi olurdu. Herkesin üç maymunu oynaması nasıl bir bataklığa sürüklendiğimizin de resmini çizmekte bize.

*Terörün tarifini yapan bu ifşaatlar orta yere serilmişken, gücü anca garibana yeten bu sistem twit atana racon kesmekte; zayıf delillerle insanların hayatlarını karartmayı terörle mücadele sanmaya devam etmektedir.

*AK Partili kardeşlerime buradan bir kez daha sormak istiyorum; Sizler bu partiye, 28 Şubat’ın sağ-sol artıklarıyla yeni bir mafya-siyasetçi-işadamı düzeni kurulsun diye mi oy vermiştiniz?

*Hakkında şaibeler olan vekiller taltif edilip teşkilat sorumlusu yapılsın diye mi sizler bu partiye bel bağlamış, umut devşirmiştiniz?

*“Onların kaderiyle bizlerinki ne ara kesişti?” diye hiç sormaz mısınız kendinize! “Onların çıkarlarıyla, onların düzeniyle, onların hukuksuzluğu, yolsuzluğuyla sizlerin kader ortaklığı ne ara oluştu?”

“YOLSUZLUĞUN PANDORA KUTUSU ÇORAP SÖKÜĞÜ GİBİ BİRER BİRER AÇILACAK”

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın yolsuzluk iddialarının ortaya çıkması sonrası görevden alınmasına değinen Davutoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı, görevden aldığı Ticaret Bakanı’na müteşekkir oldu. Yaptığı hizmetlerden sitayişle bahsetti. Ne soruşturmaya ne hesap sormaya ne de konuyu yargıya intikal ettirmeye gerek görmedi. Çünkü çok iyi biliyor ki, herhangi bir yolsuzluğa el atsa iktidar-içi mücadele kızışacak ve herkes karşı tarafın yolsuzluklarını deşifre edecek. Domino etkisiyle yolsuzluğun pandora kutusu çorap söküğü gibi birer birer açılacak. Bağımlılığı zedelenen yargı da mefluç hale gelmiş durumda!” dedi.

“AKP KENDİ KALESİNE GOL ATTI”

AKP’nin tepkilerin ardından kaldırdığı CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun yer aldığı ve Merkez Bankası’nın kaybolduğu konuşulan 128 milyar dolarını gündeme taşıyan ‘Yalan Üretim Merkezi’ çizgi filmi hakkında konuşan Davutoğlu, “Bugün artık tarımdan sağlığa, ekonomiden yolsuzluğa, AK Parti kendi tabanından gelen eleştirileri de engelleyemez hale geldi. “128 Milyar Nerede?” sorusunu sözde hicvetmek amacıyla hazırladıkları videoyu, kendi kalelerine gol olduğu için, yine kendi elleriyle sosyal medya mecralarından kaldırdılar” ifadelerini kullandı.

“128 milyar dolar artık kaçılabilecek bir soru değil ve ülkenin sırtındaki kamburları kat be kat artıran bu mesele bütün yönleriyle aydınlatılmadıkça hükümet “128 Milyar Dolar Nerede?” sorusuna muhatap olmaktan kurtulamayacaktır” diye ekledi.

“TÜRKİYE’NİN ASIL GÜNDEMİ ‘BAHÇELİ ANAYASASI’ DEĞİLDİR”

MHP’nin anayasa taslağı için “Adı sivil ama aslı otoriterleşmeyi sağlama almak olan anayasa taslağı” ifadesini kullanan Davutoğlu, “Türkiye’nin asıl gündemi bir Bahçeli Anayasası değildir. Önümüze ninni mesabesinde konulan geçmişin başarı hikayeleri hiç değildir. Türkiye’nin asıl gündemi; bugün yaşadığımız ve birikerek bir çığa dönüşen, nesillerimizin de geleceğini çalmaya matuf sorunlar yumağıdır” diye konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.